SONSUZ SAYGI VE ÖZLEMLE…

“İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik geçici Mustafa Kemal İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem, O; ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni yaşam ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur! “

İşte böylesine büyük, böylesine yüce gönüllü, böylesine çağının ilerisinde bir komutan ve devlet adamı Mustafa Kemal Atatük’ün ebediyete intikal edişinin 84.Yılı bugün…
Toplumların yaşamında olağanüstü olaylar ve olağan üstü kişiler vardır: Savaşlar, devrimler ve  Mustafa Kemal Atatürk  gibi...
Mustafa Kemal 57 yıllık yaşamına sayısız zafer, sayısız devrim, sayısız ilk ve çok sayıda eser sığdırdı. O; askerî ve siyasi dehayı tek kişilikte birleştiren devlet adamıdır. Yaşamı ve başarıları çok sayıda kitaba konu olan, hakkında çok şey konuşulan, birçok devlet liderince örnek alınan bir insan dehasıdır. Ölümünün 50. yılında kendisi hakkında 46 yabancı dilde 6 binin üzerinde eser yazılmıştır. Bunlara eklenen sayısız makale ve konferans ise cabasıdır.
Atatürk’ün ölümünün üzerinden üç çeyrek asırdan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen dünyanın çeşitli ülkelerinde, çeşitli dillerde enstitüler kurulması ve kitaplar yayımlanması, onun düşüncelerinin uyandırdığı yankıdan kaynaklanır. Düşüncelerinin evrensel bir nitelik kazanmış olduğuna en iyi kanıt ise ölümünün 25. Yılı olan 1963’te ve doğumunun 100. yıl dönümü olan 1981’de UNESCO tarafından dünya çapında anılmasıdır.
Amerikan Birleşik Devletleri Başkanı Bill Clinton, 2000 yılında yayımladığı milenyum mesajında Atatürk’e yer vermiş ve şunları söylemiştir:

“Bugün milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’tür. Çünkü O; yılın değil, asrın lideri olabilmeyi başarmış tek insandır”.
 Sadece Clınton değil Atatürk’ün yüceliği,  eşsiz liderliği hakkında yabancı devlet adamı, bilim adamı, büyükelçi, gazeteci ve yazarlar tarafından kaleme alınmış binlerce kitap, on binlerce makale, bildiri ve söz vardır. 
Almanya’da yayınlanan bir gazete büyük bir öngörüyle, henüz Sakarya Savaşı’nın bile kazanılmadığı bir tarihte, onu dünya çapında “ulusal kurtarıcı” olarak gösteren bir yazı yazmıştır. Bu da Atatürk’ü sadece halkı tarafından kabul görmüş bir insan olmaktan öte, dünyanın inandığı, güvendiği bir lider yapar.
TIME dergisi ise 24 Mart 1923 sayısında Atatürk için aşağıdaki ifadelere yer veriyor ;

“O;  bugün Türkiye’yi özgürlüğüne kavuşturan biri. O; halkını, yabancı güçlerin boyunduruğundaki bu bataktan kurtardı. Onların, üzerindeki niteliklerini fark etmelerini sağladı ve onlara bağımsızlık düşüncesi ve hareketini getirdi.”
Bir insan ölümünün üzerinden 84 yıl geçmesine rağmen hala sonsuz saygı ve özlemle anılabiliyorsa bu onun nasıl büyük bir lider, nasıl büyük bir devlet adamı ve yüce gönüllü bir insan olduğunu zaten gözler önüne seriyor.

 Yazımı, büyük tarihçimiz Cemal Kutay’dan bir alıntıyla tamamlamak istiyorum: 
Cemal Kutay, Atatürk’ün naaşının “geçici kabir” olarak seçilen Ankara Etnoğrafya Müzesi’ne konulduğu 21 Kasım 1938 günü yapılan büyük resmî törende protokol görevlisidir. Kutay, şunları aktarıyor:

  “Atatürk, 21 Kasım 1938’de Ankara’nın yollarını doldurmuş olan dünya kalabalığının elleri üstünde, Etnoğrafya Müzesi’ndeki geçici kabrine konulmuştu. Gerçekten tüm dünyayı ardına takmıştı. Protokol ödevim gereği çoğuyla tanıştım. Büyük bölümü politikacı, fikir adamı, gazeteci olan topluluğun izlenimleri içinde unutulması imkânsız olanlar vardı. Bunlardan birini aktaracağım: ARIBA adlı Portekiz gazetesinin genç yazarı Mustafa Kemal’i şöyle yazıyordu:

  ‘İnsanoğlu yakın/uzak gelecekte erişemediği yüceliklere ve ayrıcalıklara uzanacak, erişecektir. Ama inanınız ki siz Mustafa Kemal’e yaklaştıkça o, yücelik kazanacak ve aranızdaki boşluğu daima koruyacaktır.

Atatürk demek İlim demek,
Atatürk demek Devrim demek,
Atatürk demek Çağdaşlık demek,
Atatürk demek Vatan demek,
Atatürk demek Özgürlük demek,
Atatürk demek Cumhuriyet demek…

“Huzur içinde yat Atam emanetinin yılmaz bekçileriyiz  “

KEZBAN SELÇUK