Ama nasıl?
Eskiden Türkiye’de çiftçiler köylerde yaşardı.
Köylerde yaşayan insanların evlerinin yanında küçük ve büyükbaş hayvan damları, kanatlı hayvan kümesleri olurdu. Köylerde süt, yoğurt, tereyağı ve yumurta üretilirdi.
Köylerde; elektrik, su ve internet şehirdeki fiyatların yarısından daha ucuzdu.
Köylü, köyündeki arsasına, bağına, bahçesine; oğlu ya da kızı için ev, dam yapardı. Plan, proje, ruhsat masrafı yoktu.
Şimdi ise sıradan 40-50 metrekarelik bir bahçe evi ya da depo yapmak isteyen vatandaş, belediyeye ve mühendise en az 200-300 bin lira ödeme yapmak zorunda kalıyor.
Köylü şimdi zeytinliğine, bağına, bahçesine 50 metrekarelik bir depo veya yaşam alanı yapmak istese; yasak…
Evinin yanına küçük bir hayvan damı yapmak istese; yine yasak… Yeni çıkarılan yasaya göre; tapulu en az 1.000 metrekare zeytinliğinin içine 50 metrekare oturumlu, iki katlı bir yapı yapmak isteyen vatandaşa; “Hayır… 50 değil, 30 metrekare yapabilirsin. Belediyeden ruhsat alacaksın, plan çizdireceksin, mimar parası ödeyeceksin, Ziraat Odası’na üye olacaksın, Tarım Müdürlüğü’nden izin alacaksın” deniliyor.
Üstelik bu işlemler aylar sürüyor. Şehirden alınacak izinlerin maliyeti ise 300-400 bin lirayı buluyor.
Eee…
Çiftçi, köylü; kendi bağında, bahçesinde üretim yapmak için ihtiyacı olan depo ve yaşam alanına neden yüz binlerce lira izin parası ödesin?
Bu paraları köylü nereden bulacak?
Şehirlere doğalgazı devlet getiriyor. Kilogram fiyatı 30-35 lira.
Köyde doğalgaz yok.
12 kilogramlık mutfak tüpü 1.800 lira.
Niye?
Elektrik, internet ve içme suyunda şehirde kim ne ödüyorsa; köylü de aynı fiyatı ödüyor.
Niye?
Hani “Çiftçi, köylü üretici köyde yaşasın” politikası vardı?
Haaa…
“Köyler artık büyükşehir oldu” denilecekse;
Gelin görün…
Köyler boşaldı. Köylü üretimi yok oldu.
Nüfus artışı da şehirde değil; köylerdeki yaşam rahatlığı ve ihtiyaçtan kaynaklanıyordu.
Şimdi köyde doğalgaz olmayınca, köylü kadınlar şehirlere taşınmaya başladı.
Kadınlar şehirde, erkekler bağda bahçede çalışıyor. Akşama kadar çalışan erkekler yorgun ve bitkin halde eve geliyor. Yemeğini yerken uyuya kalıyor.
Kanun taslağını hazırlayanlar, o kanunları yapan bürokratlar ve siyasetçiler bunları ciddi ciddi düşünsün.
Ve hemen;
AK Parti ve MHP’li siyasetçiler köye dönüş için yasal çalışma başlatsın.
Ama yasa yaparken köyde yaşayan insanlara da sorsunlar.
Söke Burunköy’den selamlar…
MEHMET ALİ ATAMAN
