YAŞAR KARAKULAK
Köşe Yazarı
YAŞAR KARAKULAK
 

SÖKE’DE TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMAK

Küresel iklim değişikliği davul çala çala geldi. İklim değişikliğinin nedenleri artık biliniyor. Kısa bir girizgâh yapmanın yararlı olacağını düşünüyorum. İklim değişikliğinin nedenlerinden ilki, etkisi sınırlı olan doğal olaylardır. Güneş aktivitesindeki değişimler, dünyanın yörüngesel hareketleri, okyanus akıntılarına bağlı zaman zaman yaşanan değişiklikler (El Niño–La Niña) doğal nedenlerdir. İklim değişikliğinin sonuçlarını yaşayarak görüyoruz. Kapitalizmin kâr hırsı, yerin altındaki madenlere sahip olabilmek için zeytinlikleri ve ormanlık alanları yok ediyor. Çevre hareketlerinin onca direnişine rağmen çevre talanı sürüyor. Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santralleri çevreye ve insan sağlığına zarar vermeye devam ediyor. Milas çevresi, İkizköy’de köylünün geçim kaynağı olan zeytinliklerin talan edilmesi; Erzincan İliç’te çıkarılan altın madeninde yaşananlar belleklerdeki acısını koruyor. Yine insan kaynaklı nedenlerle göller ve sulak alanlar kuruyor ya da sularının giderek azalmasını sadece seyrediyoruz. Organize sanayi bölgeleri ise tam bir facia. OSB’ler çoğu yerde şehirlerin hemen yanı başına kuruluyor. “Sanayiciyi kaçırmayalım” düşüncesiyle denetim yapılmaktan kaçınılıyor, çevrenin; havanın ve suyun kirletilmesine adeta izin veriliyor. Son örnek Söke’de yaşanıyor. Söke OSB’deki kâğıt fabrikası, atık küllerini çimento fabrikasında yakmanın maliyetli olması nedeniyle, Söke’ye 20 km uzaklıktaki Sofular Mahallesi’ndeki açık alana dökme kararı alıyor. Söke OSB’de faaliyet gösteren kâğıt fabrikası, geçtiğimiz Aralık ayında Sofular Kırsal Mahallesi’nde 220 bin dönüm yer kiralayarak, günde 384 bin ton endüstriyel atık kül depolama izni için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamında izin alma dilekçesi verdi. Sökeliler, zaten yıllardır havalarının kirlenmesinden başta kâğıt fabrikası olmak üzere OSB’deki fabrikaları sorumlu tutuyor. Havanın kirlenmesinin yanı sıra, Büyük Menderes’ten ve sayılarının yüzden fazla olduğu iddia edilen yer altı kuyularından su çekilmesi, sulu tarım yapmak zorunda olan çiftçilerin de tepkisini çekiyordu. Sivil toplum örgütleri ortaklaşa tepki geliştirerek, 10 Ocak’ta Sofular Mahallesi’nde külden etkilenecek olan 15 çevre köyde yaşayanların katıldığı bir basın açıklaması yaptı. Kül depolama tesisine hayır diyen yaklaşık 4 bin kişinin imzaladığı dilekçeye halktan destek istendi. İmza kampanyası devam ediyor. Söke’de faaliyet gösteren siyasi partilerden CHP İlçe Başkanı Erkan Polat, MHP İlçe Başkanı Gürhan Selçuk, İYİ Parti İlçe Başkanı Uğur Kaya ve HDP İlçe Başkanı Ertan Akalın kampanyaya imza atarken, Söke Ziraat Odası da imzacılar arasında yer aldı. Henüz imza vermeyenleri de not düşmek gerekiyor. Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan, AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Saki Oğuz, önceki dönem AK Parti Milletvekili Metin Yavuz imza kampanyasına katılmadı. Ayrıca Söke Ticaret Odası Başkanı Metin Sakalar, Söke Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Refik Karataş ile Söke Ticaret Borsası Başkanı M. Nejat Sağel de henüz imzacı olmayan isimler arasında. ÇED süreci şimdilik ertelendi. Ancak şirket, kül depolama tesisi kurma fikrinden vazgeçmiş değil. Siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, havamıza ve doğamıza sahip çıkmanın yolu bu imza kampanyasının güçlü bir destekle büyümesinden geçiyor. Şimdi Söke’de elini taşın altına koyma zamanı. EMEK YAŞAR KARAKULAK
Ekleme Tarihi: 01 Şubat 2026 -Pazar

SÖKE’DE TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMAK

Küresel iklim değişikliği davul çala çala geldi. İklim değişikliğinin nedenleri artık biliniyor. Kısa bir girizgâh yapmanın yararlı olacağını düşünüyorum. İklim değişikliğinin nedenlerinden ilki, etkisi sınırlı olan doğal olaylardır. Güneş aktivitesindeki değişimler, dünyanın yörüngesel hareketleri, okyanus akıntılarına bağlı zaman zaman yaşanan değişiklikler (El Niño–La Niña) doğal nedenlerdir.

İklim değişikliğinin sonuçlarını yaşayarak görüyoruz. Kapitalizmin kâr hırsı, yerin altındaki madenlere sahip olabilmek için zeytinlikleri ve ormanlık alanları yok ediyor. Çevre hareketlerinin onca direnişine rağmen çevre talanı sürüyor. Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santralleri çevreye ve insan sağlığına zarar vermeye devam ediyor. Milas çevresi, İkizköy’de köylünün geçim kaynağı olan zeytinliklerin talan edilmesi; Erzincan İliç’te çıkarılan altın madeninde yaşananlar belleklerdeki acısını koruyor. Yine insan kaynaklı nedenlerle göller ve sulak alanlar kuruyor ya da sularının giderek azalmasını sadece seyrediyoruz.

Organize sanayi bölgeleri ise tam bir facia. OSB’ler çoğu yerde şehirlerin hemen yanı başına kuruluyor. “Sanayiciyi kaçırmayalım” düşüncesiyle denetim yapılmaktan kaçınılıyor, çevrenin; havanın ve suyun kirletilmesine adeta izin veriliyor. Son örnek Söke’de yaşanıyor. Söke OSB’deki kâğıt fabrikası, atık küllerini çimento fabrikasında yakmanın maliyetli olması nedeniyle, Söke’ye 20 km uzaklıktaki Sofular Mahallesi’ndeki açık alana dökme kararı alıyor.

Söke OSB’de faaliyet gösteren kâğıt fabrikası, geçtiğimiz Aralık ayında Sofular Kırsal Mahallesi’nde 220 bin dönüm yer kiralayarak, günde 384 bin ton endüstriyel atık kül depolama izni için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kapsamında izin alma dilekçesi verdi. Sökeliler, zaten yıllardır havalarının kirlenmesinden başta kâğıt fabrikası olmak üzere OSB’deki fabrikaları sorumlu tutuyor. Havanın kirlenmesinin yanı sıra, Büyük Menderes’ten ve sayılarının yüzden fazla olduğu iddia edilen yer altı kuyularından su çekilmesi, sulu tarım yapmak zorunda olan çiftçilerin de tepkisini çekiyordu.

Sivil toplum örgütleri ortaklaşa tepki geliştirerek, 10 Ocak’ta Sofular Mahallesi’nde külden etkilenecek olan 15 çevre köyde yaşayanların katıldığı bir basın açıklaması yaptı. Kül depolama tesisine hayır diyen yaklaşık 4 bin kişinin imzaladığı dilekçeye halktan destek istendi.

İmza kampanyası devam ediyor. Söke’de faaliyet gösteren siyasi partilerden CHP İlçe Başkanı Erkan Polat, MHP İlçe Başkanı Gürhan Selçuk, İYİ Parti İlçe Başkanı Uğur Kaya ve HDP İlçe Başkanı Ertan Akalın kampanyaya imza atarken, Söke Ziraat Odası da imzacılar arasında yer aldı.

Henüz imza vermeyenleri de not düşmek gerekiyor. Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan, AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Saki Oğuz, önceki dönem AK Parti Milletvekili Metin Yavuz imza kampanyasına katılmadı. Ayrıca Söke Ticaret Odası Başkanı Metin Sakalar, Söke Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Refik Karataş ile Söke Ticaret Borsası Başkanı M. Nejat Sağel de henüz imzacı olmayan isimler arasında.

ÇED süreci şimdilik ertelendi. Ancak şirket, kül depolama tesisi kurma fikrinden vazgeçmiş değil. Siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, havamıza ve doğamıza sahip çıkmanın yolu bu imza kampanyasının güçlü bir destekle büyümesinden geçiyor.

Şimdi Söke’de elini taşın altına koyma zamanı.

EMEK YAŞAR KARAKULAK

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sokeolay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.