Bir çocuğa bırakılabilecek en büyük miras; para, ev ya da iyi bir eğitim değil, kendini güvende hisseden bir ruh hâlidir. Güven duygusuyla büyüyen bir çocuk, hayatın zorlukları karşısında daha sağlam durabilir.
Bir ebeveyn olarak çocuğunuza iyi bir gelecek hazırlamak istersiniz. Onun iyi okullarda okumasını, başarılı olmasını ve rahat bir yaşam sürmesini hayal edersiniz. Oysa tüm bunların temelinde, görünmeyen ama çok güçlü bir ihtiyaç vardır: Güven duygusu.
Bir çocuk dünyaya geldiğinde, aslında konuşmadan önce şu soruyu sorar:
"Bu dünya benim için güvenli bir yer mi?"
Bu sorunun cevabı, anne ve babasının davranışlarıyla şekillenir.
Peki, güven duygusu nasıl oluşur?
Güven; çocuğun ihtiyaçlarının zamanında karşılanması, duygularının küçümsenmemesi ve koşulsuz sevildiğini hissetmesiyle gelişir. Özellikle duygusal ihtiyaçlarının fark edilmesi ve karşılanması, güven duygusunun oluşmasında büyük önem taşır.
Çocuk düştüğünde yalnızca yarasına değil, korkusuna da sarılan bir ebeveyn gördüğünde dünyaya güvenmeyi öğrenir.
Hata yaptığında aşağılanmak yerine dinleniyorsa, "Yanlış yapabilirim ama yine de seviliyorum." mesajını alır.
Güven duygusu gelişmiş bir çocuk
Yeni şeyler denemekten korkmaz.
Başarısız olduğunda kolay pes etmez.
Duygularını ifade edebilir.
Sağlıklı arkadaşlıklar kurar.
İleride kuracağı ilişkilerde sevgiye ve saygıya inanır.
Güven duygusu; "Ben değerliyim ve yalnız değilim." düşüncesidir. Bu düşünceye sahip olan çocuk, hayatın pek çok alanında verdiği bireysel mücadelede başarıya ulaşır.
İstemeden de olsa güven duygusunu zedeleyen davranışlar
Sürekli eleştirmek.
Başkalarıyla kıyaslamak.
Tehdit ederek disiplin sağlamaya çalışmak.
Duygularını önemsememek.
Verilen sözleri sık sık tutmamak.
Sevgiyi başarıya bağlamak.
Bu davranışlar, "Ben değerliyim ve yalnız değilim." düşüncesinin yerini, "Ancak başarılı olursam sevilirim." inancına bırakabilir.
Unutulmaması gereken gerçek
Çocuklar, anne ve babalarının mükemmel olmasını istemez. Onlar için önemli olan; hata yaptığında özür dileyebilen, sözünü tutmaya çalışan ve her koşulda yanında olduğunu hissettiren bir ebeveyndir. Çünkü güven, kusursuzlukla değil, tutarlılıkla inşa edilir.
Yıllar sonra çocuğunuz, ona aldığınız oyuncakların çoğunu unutacaktır. Hangi marka kıyafet giydiğini de hatırlamayacaktır. Ama zor zamanlarında elini tutan kişiyi, gözyaşlarını önemseyen sesi ve "Ben senin yanındayım." diyen bakışı asla unutmayacaktır.
Çünkü çocuğunuza bırakabileceğiniz en değerli miras; banka hesabı değil, ömür boyu içinde taşıyacağı güven duygusudur.
Psikolojik Danışman İkbal Gül Çenesiz
