Turgut Türkoğlu
Köşe Yazarı
Turgut Türkoğlu
 

YAZAMADIKLARIM...

Yaşamın koşuşturmacası içinde bazen öyle şeyleri ıskalıyoruz ki, sonra dönüp baktığımızda “Neden bunları yapmadım, neden yazmadım, neden dinlemedim?” diye hayıflanıyoruz. 1961 Anayasası’nın verdiği özgürlükler içinde Söke’de sol hareketler, özellikle 70’li yıllarda toprak reformu ve işçi sendikal hareketleri olarak gelişti. Ama bizim Beşparmak Dağları, birçok sol lidere ev sahipliği yaparken kendi önderlerini de yetiştirdi. Bunlardan bir tanesi Hüseyin Kaya idi. Onu ilk tanıdığımda, çarşamba günleri Demirköprü üstünde 25 kuruşa Şafak dergisi satardı. Yiğit bir adamdı, sesi de gür çıkardı. Sonra onun Topal Avukat’ın arkadaşı olduğunu öğrendim. Bir gün bana babamı sordu. Elimdeki dergileri okurken “Barbaros” dedim. Güldü, “Selam söyle o güzel adama” dedi. Sonra Topal Avukat’ın diğer arkadaşı Durmuş Uyanık vardı, Avşarlı. Onu Beşparmak’ta saklayan, koruyan Durmuş amca… O hikâye bambaşka bir boyut. 60 civarında kadın ve erkeği minibüslere doldurup getirdi jandarma, elleri kelepçeli. Kimi evinde misafir etmiş, kimi çamaşırını yıkamış. Ama Topal Avukat, hepsini tek tek 12 Mart muhtırası sonrası yakalandığında söylemişti. Durmuş amca mert bir adamdı, yine de inandıklarından vazgeçmedi. Onunla da oturup sohbet edip yaşadıklarını, inançlarını yazmak isterdim. Sonra Halil Özmen… Söke sol siyasal hareketinin önderlerinden. Toprak direnişini örgütleyen, yıllara dayanan sendikal mücadelenin insanı. Kentin bugünkü gelişim sürecindeki kadroların yetişmesinde emeği olan bir isim. Oturup günlerce tartışabileceğiniz birikime ve deneyime sahipti. Ama dediğim gibi ıskaladım ve o da erken gitti. Bir diğer komutan Oktay Gümüş… 12 Eylül sonrası uzun yıllar cezaevinde kalmış olmanın sıkıntıları içinde öğretmenliğe dönmüş olsa da Beşparmak onun için hep bir yuvaydı. Pandemide çok erken öldü. Oysa o, bu hareketin bölgedeki tartışmasız liderlerinden biriydi. Onun ilişkileri, teori ve pratik birikimi onunla birlikte gitti. Oysa yaşadıkları bence gelecek kuşaklara aktarılmalıydı. Belki kimse bilmez ama İsmail Dalgıç, 1964 seçimlerinde TİP Muğla 2. sıra milletvekili adayı oluyor ve 270 oyla vekilliği kaçırıyor. Bunlar bence bilinmesi gerekenler. Belki bir gün birileri o dönemi kaleme alır ve bu süreçleri, yaşananları yazar. Bazen yaşadıklarımız bize ağır geliyor, o yüzden yazamıyoruz. TURGUT TÜRKOĞLU
Ekleme Tarihi: 14 Nisan 2026 -Salı

YAZAMADIKLARIM...

Yaşamın koşuşturmacası içinde bazen öyle şeyleri ıskalıyoruz ki, sonra dönüp baktığımızda “Neden bunları yapmadım, neden yazmadım, neden dinlemedim?” diye hayıflanıyoruz.

1961 Anayasası’nın verdiği özgürlükler içinde Söke’de sol hareketler, özellikle 70’li yıllarda toprak reformu ve işçi sendikal hareketleri olarak gelişti. Ama bizim Beşparmak Dağları, birçok sol lidere ev sahipliği yaparken kendi önderlerini de yetiştirdi.

Bunlardan bir tanesi Hüseyin Kaya idi. Onu ilk tanıdığımda, çarşamba günleri Demirköprü üstünde 25 kuruşa Şafak dergisi satardı. Yiğit bir adamdı, sesi de gür çıkardı. Sonra onun Topal Avukat’ın arkadaşı olduğunu öğrendim. Bir gün bana babamı sordu. Elimdeki dergileri okurken “Barbaros” dedim. Güldü, “Selam söyle o güzel adama” dedi.

Sonra Topal Avukat’ın diğer arkadaşı Durmuş Uyanık vardı, Avşarlı. Onu Beşparmak’ta saklayan, koruyan Durmuş amca… O hikâye bambaşka bir boyut. 60 civarında kadın ve erkeği minibüslere doldurup getirdi jandarma, elleri kelepçeli. Kimi evinde misafir etmiş, kimi çamaşırını yıkamış. Ama Topal Avukat, hepsini tek tek 12 Mart muhtırası sonrası yakalandığında söylemişti. Durmuş amca mert bir adamdı, yine de inandıklarından vazgeçmedi. Onunla da oturup sohbet edip yaşadıklarını, inançlarını yazmak isterdim.

Sonra Halil Özmen… Söke sol siyasal hareketinin önderlerinden. Toprak direnişini örgütleyen, yıllara dayanan sendikal mücadelenin insanı. Kentin bugünkü gelişim sürecindeki kadroların yetişmesinde emeği olan bir isim. Oturup günlerce tartışabileceğiniz birikime ve deneyime sahipti. Ama dediğim gibi ıskaladım ve o da erken gitti.

Bir diğer komutan Oktay Gümüş… 12 Eylül sonrası uzun yıllar cezaevinde kalmış olmanın sıkıntıları içinde öğretmenliğe dönmüş olsa da Beşparmak onun için hep bir yuvaydı. Pandemide çok erken öldü. Oysa o, bu hareketin bölgedeki tartışmasız liderlerinden biriydi. Onun ilişkileri, teori ve pratik birikimi onunla birlikte gitti. Oysa yaşadıkları bence gelecek kuşaklara aktarılmalıydı.

Belki kimse bilmez ama İsmail Dalgıç, 1964 seçimlerinde TİP Muğla 2. sıra milletvekili adayı oluyor ve 270 oyla vekilliği kaçırıyor.

Bunlar bence bilinmesi gerekenler. Belki bir gün birileri o dönemi kaleme alır ve bu süreçleri, yaşananları yazar. Bazen yaşadıklarımız bize ağır geliyor, o yüzden yazamıyoruz.

TURGUT TÜRKOĞLU

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sokeolay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.