1. BÖLÜM — TARİHİN VE COĞRAFYANIN İZİNDE
28 Temmuz 2026 Salı günü, yerel tarih ve kültür araştırmaları kapsamında Atburgazı köyünde ikamet eden duayen çınarlarımızı ziyaret etmek üzere yola çıktık. Yolculukta Aslı Çalışkan hocam (öğrencim), Pakize Çalışkan hocam (emekli öğretmen) ve Ayşe Yirmibeş bana eşlik etti.
Söke’mizin güzel coğrafyasını izleyerek yolumuza devam ettik. Yol üzerinde Gümelez (Akçakonak) bölgesindeki su değirmenlerini hatırlayarak ilerledik. Bu bölge genelinde 35 adet su değirmeni kayıt altına alınmıştır.
Yarım saatlik yolculuğumuzda yol üzerindeki Güllübahçe Mahallesi’nden geçtik. UNESCO Kalıcı Miras Listesi’nde aday kent olan Priene bölgesinde çevre düzenlemesi anlamında bir iyileştirme göremedim. Göz bebeğimiz olan bu bölgeler turizm anlamında çok daha iyi yerlerde olmalı, hak ettiği bakımı ve özeni görmeli, derim.
Güllübahçe Mahallesi de yaşamak istediğim yer olarak hep aklımdadır. Priene, muhteşem görünüşü ve Akropol (dev kaya) bölgesindeki Z Yolu ile beş ay önce buradaki ayak izlerimi bana hatırlatmakta.
Bu arada bölgemizde Priene’yi görmeyen, Güllübahçe şenliklerine katılmayan birçok kişi vardır. Bu bölgeyi görmelerini ve şenliklere katılmalarını öneriyorum. Hele bir de bu bölgede Z Yolu dağ yürüyüşünü yaparsanız, hakikaten ballı kaymak olur.
Bu güzel yolda ilerlerken bölgeye has yemekler de aklımdan geçmeye başladı. Bölgemizin sura yemeğini, sarali tatlısını kaç kişi tattı, bilmem.
Şimdiki adı Samson Dağı olarak geçen; Çanlı Dağı mı, Mykale mi, Mühkale mi, Arinnade Dağı mı, o kadarını bilmem. Bana göre Beşparmak Dağı ve Çanlı Dağı, Sarışın Afat’ın, yani Büyük Menderes’in birbirinden ayırdığı iki âşık gibi birbirlerine hayıflanıp dururlar.
Bu iki dağ, İyon uygarlığının en önemli mihenk taşlarıdır. İyon Devleti, ekonomilerini öne çıkararak bir araya gelmiş 12 şehir devletinin parasal gücüdür.
Milattan önce 479 yılında, yani zamanımızdan 2505 yıl önce, Atburgazı bölgesinde Mykale Savaşı’nda yorgun Pers ordusu, Grek orduları tarafından yok edilmiştir. Persler bu tarihten sonra Batı Anadolu’da bir tehdit olma özelliğini kaybetmiştir.
16. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında At Bergos ismini görmekteyiz. 1904 yılında arkeolog Wigand’ın kayıtlarında, Priene ve Didim Apollon Tapınağı kazılarını yapan kişinin kayıtlarında, Atburgazı köyünün olduğu yer Akboğaz, kale ise Akburgaz olarak geçmektedir.
Bu tarihî bilgilerden sonra nihayet beklenen kavuşma gerçekleşti.
Sami Kocakaya Yavuz Selim Lisesi Öğretmeni
