102 yaşındaki Durdane Yirmibeş teyzemizi (1924), Hüseyin Yirmibeş dayımızı (1940) ve Kadın teyzemizi (Ayşe Aktay - 1940) Atburgazı köyünde ziyaret ettik.
Yaklaşık bir yüzyıl önce 25 öküzle çift sürdükleri, yani toprak işledikleri için 1934 yılında Soyadı Kanunu kapsamında Yirmibeş soyadını aldıklarını öğrendik.
İki kardeş bir arada, birbirlerine destek olarak hayatlarını devam ettiriyor ve dünya telaşı ile iştigal ediyorlar. Bir asırlık çınarların taşıdığı hatıralar, bizlere sadece ailemizin değil, yaşadığımız coğrafyanın da tarihini yeniden hatırlattı.
Yirmibeş sülalesinin izlerini araştırırken Muğla Pisi (Yeşilyurt) bölgesinden Özbaşı Yortan’a geldiklerini öğreniyoruz. Aile kökeninin muhtemelen Mısır Hidivi, yani özerk yönetimin başbakanı Abbas Hilmi Paşa tarafından 1800’lü yılların sonunda Mısır-Sudan bölgesinden Dalaman’daki Hidiv Çiftliği’ne getirilen insanlarımıza dayandığı ifade ediliyor.
Çiftliğe, bir yanlış anlama sonucu tren istasyonu ve ray döşemesi Hidiv tarafından yaptırılmış. Ne gariptir ki Muğla ilimizde tren yolu ve tren hiç olmamış, çalışmamıştır.
Aile kökeninin bir kısmının da Girit kökenli göçmenler olduğu ortaya çıktı.
1931’de Yortan köyü sel altında kalınca 25 ailesi Sarıkemer’e göç eder. Aile, Sarıkemer’de Avşar Kahvesi - Terzi Durmuş Ev bölgesine yerleşir.
Burada aile fertlerinden bir kısmı, aileden birinin silahla istemeyerek kendine zarar vermesi ve Menderes’in taşarak evleri diz boyu su içinde bırakması sonucu Atburgazı köyüne göç etmişlerdir. Ailenin bir kısmı Sarıkemer’de oturmakta ve aynı soyadını taşımaktadır.
Atburgazı bölgesinde ikamet edenlerin; ovadaki çadır yörükleri, Astepe bölgesinden gelen yörükler ve doğu kökenli göçmenlerden meydana geldiğini öğrendik.
Bu köye 1951 yılında yaklaşık 50 Balkan göçmeni gelmiş, köyde birkaç gün misafir edilip yemekleri ve ekmekleri karşılanmıştır. Bu göçmenler daha sonra Doğanbey ve Yuvaca köylerine taşınmışlardır.
Köyün bilinen eski Yörük aileleri şöyle sıralanıyor:
1- İsmail Çavuşlar (Aktay soyadlı, Bozdoğan kökenli oldukları söylendi.)
2- Ali Mollalar (Alagöz soyadlı)
3- Diremsiz Süleyman (Bayri ve Atıl soyadlı)
4- Beş Mustafalar (Erol soyadlı)
Atburgazı üzerindeki bölgede Topalın Düzlüğü’nün yaklaşık 30 dönüm, Zerdali Düzlüğü’nün ise yaklaşık 20 dönüm olduğu, geçmişte bölgede at yetiştirildiği ve at yarışlarının yapıldığı bilgisine ulaşıyoruz.
Bu bölgenin orman içinde kaldığı ve zamanla ormana karıştığı anlatıldı.
Tuzburgazı’nın ise tuz tarlaları olduğu, eskiden tuzu korumak için kolcuların (yerel güvenlik görevlileri) görev yaptığı ve köy isminin buradan geldiği güzel bir söylem olarak kulağımıza fısıldanıyor.
Sami Kocakaya Yavuz Selim Lisesi Öğretmeni
