Son dönemde ne kadar seviyelere düştüğümüzün farkında mısınız?
Siyaset yapanlar adeta çıkarları için uğraşan insanlardan oluşmaya başladı. Toplumsal çürüme buraya da bulaştı ve gelinen noktada hırsız belediye başkanları, sapık vekiller, düzenbaz ilçe başkanları türedi.
Böyle olunca da namuslu insanlar her geçen gün siyasetten uzak duruyor.
Oysa siyaset, toplumların refahı için “olanaklı olanı bulma sanatı”dır.
Bugün ilçe yönetimleri başta olmak üzere görev alanlar, bence;
A. Adli sicil kaydı
B. Uyuşturucu test sonucu
C. Mal varlığı tutanağı
D. Psikolojik rapor
olmak üzere bunları toplumun önüne koymak zorundadırlar. Yoksa bu tür siyasi sorumluluk ve toplumsal önderlik gerektiren görevlere getirilmemelidirler.
Bazı insanlara seçkinci bir yaklaşım gibi gelebilir. Ancak bu toplumsal çürümenin önüne geçebilmek için siyaset örnek olmalıdır.
Bakın, Cumhuriyetin ilk seksen yılında 5 bin profesör yetiştiren bu ülke, son 25 yılda 20 bin kişiyi profesör yapmıştır. Kitabı olmayan, makale yazamayan, sahte diplomayla lisansüstü eğitim almış bu insanlar bugün toplumun önüne çıkıp ahkâm kesebiliyorlar.
Belediyelere gelen kadrolar, “İmar rantını nasıl ele geçirebiliriz?” diye elli takla atıyorlar.
Vekiller, avanta nerede, iş varsa onun peşinden koşuyorlar.
70 yaşında adamlar, altına bez bağlayıp siyaset yapmanın, sponsor bulmanın derdine düşmüşler.
Bu toplum bunları hak etmiyor. Bu devlet böyle yönetilmez.
Herkes gereğini yapsın. Önce kendi sokağını süpürsün ki örnek olsun.
Yeni kurulan parti de kendine çeki düzen versin.
Turgut Türkoğlu
